Ölüme Dair

Son zamanlarda ölüme daha yakın olduğumu hissettiğim bu güzel zamanlarda insanların tümü annem babam arkadaşlarım istisnasız hepsi yaşın daha genç ne işin var biraz daha yaşa diyorlar.Peki sorarım sizlere ne kadar daha yaşayalım? 40 yıl 50 yıl 100 yıl ? verebileceğiniz her cevabın biraz daha fazlası yok mu ? Bazıları biraz daha yaşa çoluğun çocuğun olsun torunlarını gör öyle ölürsün diyor. Öz dedem torununun torununu gördü hala yaşamak için dört nala koşuyor.

Yaşlandıkça Gençleşenler

“Âdemoğlu ihtiyarladıkça onda iki şey gençleşir: Mala karşı hırs ve hayata karşı hırs”.

(Buharî, Rikâk 5; Müslim, Zekât 115, (1047); Tirmizî, Zühd 28. (2340), : İbnu Mâce, Zühd 27, (4234).

Gördüğünüz üzere peygamber efendimizin SAV.  de buyurduğu gibi yaşlandıkça gençleşen iki şey var mala karşı hırs hayata karşı hırs. İkisi de birbirine bağlı değil mi mal olmadan hayata karşı hırslı olabilir mi insan? Peki hayatın uzunluğu düşünülmezse mal biriktirilir mi? Değerli okuyucu kardeşim buraya kadarki kısım aklı selim insanın biraz matematikle ikna olabileceği kadar delil sunuyor. Ben sana bundan sonra neden ölünmeli farklı farklı kişiliklere sahip insanların da ikna olacağı şekilde anlatmaya çalışacağım.

krdi

Bu çocuğu hatırladın mı? Bu çocuk denizde ailesiyle birlikte boğulurken sen hayatın tadını çıkarıyordun belkide sıcacık yatağında uyuyordun.Senin kardeşin var mı? Küçüklüğünü hatırlar mısın? Kendini bu çocuğun annesi,babası veya kardeşlerinden birinin yerine koyabiliyor musun? Adaletsiz olan bu Dünya her geçen gün daha çok canımı acıtıyor. Eskiden olsa hiç umurumda olmayan şeyler artık tüm dertlerimi aşar oldu ve sebebini bile bilmiyorum. Bilgisizce düşünüp bilgisizce konuşmaktan Allah’a sığınırım. Zira ondan başka beni rahatlatan hiçbir şey yok hiç kimsenin gücü yok bu düzende beni rahatlatacak bişeyler yapmaya.

Benim Gibi Düşün

Hepimiz geceleri uyur gündüzleri birşeylerin peşinde koşarız bazılarımız tersini de yapabilir önemli değil sonuç itibarıyla günün yarısını uyuyarak geçiriyoruz. Hepimiz dikkat etmişizdir ki uyanıkken zaman uyurkenden daha hızlı geçer veya en azından benim için öyle uykuya dalmamla uyanmam bir olur sanki. Gün içinde de zaman geçmek bilmez bazen yağmur yağar ıslanır hasta oluruz bazen güneş vurur sıcaktan bunaltır hava şartlarının dışında hastalık olur,iş güç olur,geçim derdi olur onun yanında da yığınla bitmek bilmeyen ihtiyaçlar sorunlar geçmek bilmeyen zaman.. Karşılaştıracak olursak uyumak mı yoksa uyanık olmak mı? Zaman her halükarda geçmeyecek mi? Zaman uyanıkken daha hızlı geçmiyor mu? Öyleyse bence uyumak. Ama ne yazık ki her uyumanın sonunda yeniden uyanıyoruz. Öyleyse bize biraz daha uzun vadeli bir uyku lazım değil mi?

Hangisi Gerçek Ölüm

İnsanlar ölmemekte diretirken neyi düşünüyorlar acaba diye düşünüyorum da yoksa bu insanlar ölümü bir son yok oluş olarak mı görüyorlar? Ne kadar dar açıdan bir bakış.. İman etmeyenleri bir nebze anlayabilirim. Ama ya iman edenler? Siz bilmez misiniz yeniden diriltilecek hesap verecek ve sonsuz hayata doğru yol alacağız? Sonsuz hayatın tasviri buradaki gibi dandik bir hayat değil. “Bu dünya hayatı, yalnızca bir oyun ve ‘(eğlence türünden) tutkulu bir oyalanmadır’. Gerçekten ahiret yurdu ise, asıl hayat odur. Bir bilselerdi.” Ankebut  64 Kuşkusuz takva sahipleri gölgeler altında ve pınar başlarındadır. (MÜRSELAT/41) Orada ne yakıcı güneş görürler, ne de şiddetli soğuk. (İNSAN/13) (Onlar) cevherlerle işlenmiş tahtlar üzerindedirler. (VAKİ’A/15) Üstlerinde zarif ve yeşil, kalın ipekten bir elbise vardır. Gümüş bileziklerle süslenmişlerdir. Rableri onlara temiz bir içecek içirmiştir. (İNSAN/21) Kaynağından doldurulmuş, testiler, ibrikler ve kadehlerle.Ondan ne başları ağrıtılır, ne de akılları giderilir.Beğendikleri meyvalar,Canlarının çektiği kuş etleri, (VAKİ’A/18-21) içenlere lezzet veren, pınardan doldurulmuş bembeyaz bir kadehle onların etrafında dolaşılır. Onda ne bir zararlı sonuç vardır, ne de sarhoşluk verir (SAFFAT/45-47) Orada boş bir söz ve günaha sokan bir laf işitmezler.Duydukları söz, yalnız “selam”, “selam” dır. (VAKİ’A/25-26) Orada kendilerine hiçbir yorgunluk gelmeyecek. Oradan çıkarılacak da değillerdir. (HİCR/48) Etraflarında ölümsüz hizmetçiler dolaşır, onları görünce saçılmış inciler sanırsın. (İNSAN/19)

İşte size arzuladığım ölümün iç yüzü. Ben size göre ölmeyi arzuluyorum fakat kendime göre sonsuz yaşamı istiyorum. Böyle büyük bir ihtişam böyle büyük bir zenginlik,refah,mutlululuk varken küçücük çocukların bombalandığı bu Dünya yaşamaya değer mi? İnsanların düştüğü gaflete bakın. Dünya’daki hangi çıkar hangi mal mülk hangi mevki makam bu çocuğun bir damla kanının hesabına diyet olacak değerde?

umran

Ama yine de Allah’tan ölüm isterken “Rabbimiz yaşamın da ölümün de hayırlısını nasip et” demek en güzeldir. Bilmeyerek cahilce hayırlı olmayanı istemek rabbimize karşı isyan sayılır.

Her canlı ölümü tadacaktır. Kıyamet günü ecirleriniz size eksiksiz olarak verilecektir. Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete konursa o, gerçekten kurtuluşa ermiştir. Dünya hayatı, aldatıcı zevkten başka birşey değildir. (AL-İ İMRAN/185)